Bir iki şey

Haberler Hasever

Orhan Pamuk "ben evet diyecem" deyince, gözlemlediğim kadarıyla, yer yerinden oynamadı. AKP bu "evet"e Diyarbakırlı esnafın "evet"ine verdiği önemin binde birini vermedi. Düşündürücü. Yalnız CHP'nin zoruna gitti. Dün Kılıçdaroğlu, Orhan'la görüşmüş, Orhan, "Dedim ama yurt dışına gidiyom, oy kullanmayabilirim demiş." Ben bunu, uzva referanslı Kasımpaşa tarifi olarak anlıyorum. E o zaman ne diye konuşursun be adam, senden “peygamber doğruluğu” bekleyen mi var? Bırak da sukutun altınına bulamış sanalım seni. Bu vesileyle, son zamanlarda artan yazma trafiğimin bende uyandırdığı bir (ham) düşünceyi de formüle etmeye çalışayım:

Dersim'i CHP Bombalamış!

Yorum Hasever
Dersim
Aynı salaklaşma durumunu, Recep Tayyip Erdoğan Davos'ta İsrail'e "posta koyunca" yaşamıştım. Önce bunun bir şaka olduğunu düşünmüş ama işin şaka olmadığını anlayınca da bir hafta "salak salak" dolaşıp durmuştum. Benim açımdan neresinden tutulsa içimi acıdan bir durumdu. İsrail'e karşı savaşıp hayatlarını ortaya koyan üç binin üzerinde solcunun acısı mı, yine aynı dönemde "emperyal" kentlerde beslemeye girmiş tosuncukların sefası mı yoksa kendi sürgünüme mi yanmalıydım. Birileri hem de bütün pervasızlığıyla emek çalıyor ve benim elimden hiçbir şey gelmiyordu. Şurada, üç adım ötede, Davos'ta bir "hırsızlık" vardı ve...

İç Akdeniz - İkinci Bölüm (Seyahat)

Haberler Hasever
Ermenek Çayı
Ermenek’ten çıkıyorduk. “Sayende Ankaralı da olduk” dedim, arkadaşa. “Malzeme demiyor muydun, daha ne istiyon! Ankaralı demesem, Miralay Onbaşı Hacı Amca’nın, hikayesini nereden bilecektin?” “Miralay Onbaşı! Şimdi mi uydurdun bunu.” “Yazarsın. Bu da benden olsun.” “Askere kötü davranmadığını mı!” dedim, övgümün üstünü bir an önce kapatmak isteyerek. İkimiz de gülmeye başladık, simitçiden sonra Miralay Onbaşı iyi gelmişti. “Bakma sen, fukaranın tekidir.” dedi arkadaş. “Karısı öldükten sonra çocuklar yanına almadı; dükkanda, orda burda yaşıyor işte.” Sıcak daha fazla konuşmaya mecal bırakamıyordu.

Kendimi Tutamadım

Yorum Hasever

Pozitif bilimcilerin en meşhuru "aman tanrım kendi elimle bir canavar yarattım" diyen zattır. Bunun da (en az) bir sebebi var: Denklem sevdası. Adını unuttuğum bir Amarikan filminde bir matematikçi, CIA ile çalışmayı reddediyordu. Ret etme gerekçesi de şuna yakın bir şeydi: "Ben bir denklemi çözeceğim ve bundan zevk alacağım ama sizin o denklemle nereye hangi bombayı atacağınızı nasıl engelleyeceğim?" Böyle değilse de buna yakın bir şeydi. Bir pozitif bilimcinin içine ruh üflenmezse şeytana çok yakın durur. Ve muhteşem "pure"dur.

İç Akdeniz - Birinci Bölüm (Seyahat)

Haberler Hasever

Çoğu Anadolu kasabasını, kasabanın tepesinde yıkık bir kale veya içinde yıllanmış bir çınar ağacı yoksa, daha dün kurulmuş sanırsınız. Ne bir bina, ne bir yol ne de bir kaldırım geçmişe alıp götürür sizi. Her yerde, birbirinden ve dünden kopuk, demincek çatılmış sıvasız duvarlarıyla evler çıkar karşınıza. Kasabanın bir meydanı ve meydanın bağlandığı yollar olmadığından, nereye giderseniz gidin bir soluksuzluk hali bulur, tabeladan bunalmış caddeyi, ki genellikle bir tanedir ve kasabayı, sağlı sollu veya altlı üstlü ikiye böler; dışarıya taşmış tezgahlar ve her köşe başını tutmuş seyyar satıcı tablalarından tıka basa dolu görürsünüz. 

Polanski Serbest!

Haberler Hasever

Polanski’nin tutuklanmasıyla ortaya çıkan ve, bence, hafızalarımızda yer edinmeye namzet olan yegane şey “eşitliğin” tartışma konusu olmasıydı. Bugün de mesele biraz böyle ela alınıyor. Hukuk herkese eşit mesafede durma gayretinde olan bir mekanizma olabilir ama “daha eşit” olanlara sanki biraz daha iltimas tanıyor gibi. Bu en azında vicdanlarımızda böyle işliyor. Sinema severlerin, kendim de dahil, seslendirmekte ve ifşa etmekte zorlandığı durum bu olsa gerek. “Tamam, bir halt işlenmiş ama unutamaz mıyız” dememek için kendimizi zor tutuyoruz. “Hem, tecavüze uğrayan çocuk (kadın) da davadan vazgeçtiğini söylüyor.” 

284 Haber (48 Sayfa, 6 Bir Sayfada bulunan toplam Haber)